Rehberin sonuna geldiniz.
Rehberin metin dökümü
Sayfa 1 metin dökümü
H A S T A B İ L G İ L E N D İ R M E R E H B E R İ
Deep Medial Cheek Fat Dolgusunda
Niye Uygulanmamalı: Dikkat Edilecek
Noktalar
Güven, bilimsel tecrübe ve şeffaflık ilkeleriyle hazırlanmış,
kontrendikasyonlara odaklı bir bilgilendirme kaynağı
Prof. Dr. Hasan Ahmet Özdoğan
MEDİKAL ESTETİK
GÜVEN • ZARAR VERMEME • DOĞAL SONUÇ • UYGUN FİYAT • BİLİMSEL TECRÜBE
Sayfa 2 metin dökümü
Ö N S Ö Z
Yazardan: Beş Temel İlke
Sayın Okuyucum,
Derin medial yanak yağı (deep medial cheek fat / DMCF), orta yüzün gençlik dolgunluğunu
belirleyen, kemiğe yakın yerleşimli bir yağ kompartmanıdır. Bu bölgeye yapılan hyaluronik
asit dolgu, estetik tıp literatüründe sıkça önerilen bir teknik olsa da, her hastada ve her
koşulda doğru bir seçim değildir.
Bu rehberi, çoğu kaynağın odaklandığı "nasıl uygulanır" sorusunun ötesine geçerek, "ne
zaman uygulanmamalı" sorusuna dürüstçe yanıt vermek için hazırladım. Çünkü bu bölgede
yanlış hastada yapılan bir uygulama, düzeltilmesi aylar sürebilen, bazen kalıcı
memnuniyetsizlik yaratan sonuçlara yol açabilir.
Kliniğimde her karar beş temel ilkeye dayanır:
01 Güven
Bu bölgeye dolgunun sizin için gerçekten doğru olup olmadığını dürüstçe değerlendirmek.
02 İnsanlara Zarar Vermeme
Malar ödem, festoon kötüleşmesi ve vasküler risk gibi geri döndürülmesi zor sonuçları
önceliklendirerek önlemek.
03 Doğal Sonuç
Aşırı doldurmanın yol açtığı yapay, "şişkin" görünümden kaçınmak.
04 Uygun Fiyat Politikası
Bu bölgeye dolguyu, uygun olmayan hastalara dahi salt gelir amacıyla önermemek.
05 Bilimsel Tecrübe
Bu bölgenin karmaşık anatomisini ve komplikasyon literatürünü yakından takip etmek.
Bu rehberi okuduktan sonra, bu uygulamanın sizin için neden uygun olmayabileceğini
anlayacak ve hekiminizle bu konuyu açık yüreklilikle konuşabileceksiniz. Bu rehber; DMCF
bölgesine dolgu yaptırmayı düşünen, ya da daha önce bu bölgeyle ilgili istenmeyen bir sonuç
yaşamış herkes için hazırlanmıştır.
Sosyal medyada ve bazı kliniklerin tanıtımlarında bu bölge, neredeyse her hasta için
"mucizevi" bir gençleştirme yöntemi gibi sunulmaktadır. Bu rehberin amacı, bu abartılı
anlatının karşısına, dengeli ve bilimsel temelli bir bakış açısı koymaktır.
Sağlıkla kalın,
Prof. Dr. Hasan Ahmet Özdoğan
2
Sayfa 3 metin dökümü
İçindekiler
GİRİŞ
— Önsöz: Yazardan — Beş Temel İlke 2
BÖLGE VE ANATOMİ
1 Deep Medial Cheek Fat Nedir? 4
2 Bölgesel Anatomi ve Risk Haritası 5
3 Bu Bölge Genel Olarak Niçin Tedavi Edilir? 6
NİYE UYGULANMAMALI?
4 Malar Ödem Riski 7
5 Festoon / Göz Altı Torbası Kötüleşmesi 8
6 Vasküler Komplikasyon Riski 9
7 Aşırı Dolgu ve "Chipmunk Cheeks" 10
8 Cilt Gevşekliği ve Gerçekçi Olmayan Beklentiler 11
9 Genel Tıbbi Kontrendikasyonlar 12
GÜVENLİK VE SEÇİM
10 Güvenli Teknik Ne Zaman Uygulamayı Mümkün Kılar? 13
11 Doğru Değerlendirme ve Hekim Seçimi 14
KAYNAKLAR
— Kaynakça 15
Sayfa 4 metin dökümü
BİLİMSEL TECRÜBE
1. Deep Medial Cheek Fat Nedir?
Derin medial yanak yağı (deep medial cheek fat / DMCF), yüzün yanak bölgesinde, yüzeysel
yağ tabakasının altında, kemiğe yakın yerleşen bir yağ kompartmanıdır. Bu kompartman,
plastik cerrahlar Rohrich ve Pessa tarafından tanımlanan yüz yağ kompartmanları
sınıflandırmasının önemli bir parçasıdır.[3]
Bu kompartmanın iki alt bölümü vardır: medial kısmı piriform aperturaya (burun tabanı
açıklığına) komşudur, lateral kısmı ise doğrudan üst çene kemiği (maksilla) üzerinde yer alır.
[3] Bu konum, DMCF'yi orta yüzün "iskelet benzeri" temel desteklerinden biri haline getirir.
Yaşla birlikte bu yağ kompartmanında hacim kaybı meydana gelir; bu kayıp yanağın
"pseudoptozis" olarak adlandırılan sarkma görünümüne, nazolabial oluğun derinleşmesine ve
yüzde "V-deformitesi" olarak bilinen, üstte dar altta geniş bir görünümün ortaya çıkmasına
katkıda bulunur.[3]
Bu nedenle DMCF'nin desteklenmesi, teorik olarak orta yüz gençleştirmesinde etkili bir
yöntem olarak tanımlanmıştır: öne doğru projeksiyonu artırır, nazolabial oluğu yumuşatır ve
yanağın doğal sınırlarını yeniden oluşturabilir.[3]
Ancak bu rehberin odağı, bu bölgenin "ne zaman işe yaradığı" değil, "ne zaman işe
yaramadığı veya zarar verebileceği" sorusudur. Çünkü bu bölge; malar septum, infraorbital
sinir ve önemli damar yapılarına komşuluğu nedeniyle, estetik tıptaki en fazla yanlış anlaşılan
ve en sık komplikasyon bildirilen bölgelerden biridir.[4][7] İlerleyen sayfalarda, bu bölgeye
dolgunun neden birçok hastada beklenenin aksine sonuç verebileceğini sırasıyla ele alacağız.
Bu noktada şunu vurgulamak isterim: bu bölgenin karmaşıklığı, onu "asla uygulanmamalı"
kategorisine sokmaz. Aksine, doğru bilgiyle donanmış bir hasta ve deneyimli bir hekim bir
araya geldiğinde, bu bölge güvenle değerlendirilebilir. Bu rehberin amacı, o doğru bilgiyi
sizinle paylaşmaktır.
Bu dengeyi kurmak, bir rehberin en zor görevlerinden biridir: ne gereksiz bir korku yaratmak,
ne de riskleri küçümsemek. Aşağıdaki bölümlerde her bir riski, hem bilimsel kaynağıyla hem
de bu riskin pratikte ne anlama geldiğiyle birlikte anlatmaya özen gösterdim.
4
Sayfa 5 metin dökümü
BİLİMSEL TECRÜBE
2. Bölgesel Anatomi ve Risk Haritası
DMCF bölgesinin güvenli değerlendirilmesi, bu bölgenin komşu yapılarla ilişkisinin iyi
bilinmesini gerektirir. Malar septum, göz altı bölgesini üst ve alt olarak ayıran, göreceli olarak
geçirgen olmayan bir fasya tabakasıdır; bu yapı doku ödeminin belirli bir sınırın üzerinde
birikmesine neden olabilir.[4] İnfraorbital sinir ve arter, DMCF'nin hemen üst komşuluğunda,
kemikteki bir delikten yüzeye çıkar. Anguler arter ve fasiyal arterin dalları da bu bölgede
yakın seyreder.[7]
ŞEMATİK ANATOMİ — DMCF, MALAR SEPTUM VE KOMŞU YAPILAR
Malar Septum İnfraorbital Sinir/Arter
DMCF Bölgesi DMCF Bölgesi
Fasiyal/Anguler Arter
Malar septum / arter DMCF bölgesi Sinir/arter çıkış noktası
Şematik gösterimdir; bireysel anatomi kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir.
Bu anatomik yakınlık, DMCF bölgesini yalnızca teknik olarak zor değil, aynı zamanda
komplikasyon türü açısından da çeşitlilik gösteren bir bölge haline getirir: burada hem
vasküler hem de lenfatik kökenli riskler bir arada değerlendirilmelidir.
Bu haritanın gösterdiği bir diğer önemli nokta, malar septumun yalnızca bir "çizgi" değil, üç
boyutlu bir yapı olduğudur. Enjeksiyonun bu yapının altında mı üstünde mi kaldığı, milimetrik
bir farkla değişebilir; bu da deneyimin ve dokunsal geri bildirimin (elle hissedilen doku
direncinin) neden bu kadar önemli olduğunu açıklar.
Bu bölgeyi değerlendirirken, yalnızca statik anatomiyi değil, hastanın yaşına, cilt kalınlığına
ve önceki dolgu geçmişine bağlı bireysel farklılıkları da göz önünde bulundurmak gerekir;
aynı yaş grubundaki iki hastada bile malar septumun konumu belirgin ölçüde farklılık
gösterebilir.
5
Sayfa 6 metin dökümü
DOĞAL SONUÇ
3. Bu Bölge Genel Olarak Niçin Tedavi Edilir?
Bu rehberin ana odağı "niye uygulanmamalı" olsa da, dengeli bir değerlendirme için bu
bölgenin neden bazı hastalarda gerçekten tercih edildiğini kısaca özetlemek gerekir.
DMCF desteği, teorik olarak şu durumlarda gündeme gelebilir: belirgin orta yüz hacim kaybı,
derin nazolabial oluk, yanakta "pseudoptozis" görünümü veya orta yüzde iskelet desteği
eksikliğine bağlı V-deformitesi.[3]
Ancak bu rehberi hazırlamamın nedeni, bu endikasyonların çoğu zaman abartıldığını ve bu
bölgeye dolgunun, gerçek bir anatomik ihtiyaç olmadan, yalnızca "orta yüz dolgunluğu" trend
olduğu için önerildiğini gözlemlemiş olmamdır.
Piyasadaki bazı kliniklerin bu bölgeyi standart bir "paket" uygulama haline getirmesi, hem
güven hem de bilimsel tecrübe ilkeleriyle çelişmektedir. Her hasta, bu bölgeye gerçekten
ihtiyacı olup olmadığı açısından bireysel olarak değerlendirilmelidir.
İlerleyen altı bölümde, bu değerlendirmenin sonucunda "hayır" denmesi gereken durumları
ayrıntılı olarak ele alacağız: malar ödem riski, festoon kötüleşmesi, vasküler komplikasyonlar,
aşırı doldurma riski, gerçekçi olmayan beklentiler ve genel tıbbi kontrendikasyonlar.
Bu yaklaşım, doğal sonuç ilkesinin en temel yansımasıdır: bir bölgeye dolgu yapılabiliyor
olması, yapılması gerektiği anlamına gelmez. Bu ayrımı net biçimde yapabilmek, deneyimli
bir hekimin en önemli sorumluluklarından biridir.
Bir hasta bana "herkes bu bölgeyi yaptırıyor, ben de yaptırmalı mıyım?" diye sorduğunda,
cevabım her zaman aynıdır: "herkes" değil, "sizin yüzünüz ve ihtiyaçlarınız" bu kararı
belirlemelidir. Popülerlik, tıbbi bir endikasyon değildir.
6
Sayfa 7 metin dökümü
İNSANLARA ZARAR VERMEME
4. Niye Uygulanmamalı? Malar Ödem Riski
DMCF bölgesine yapılan dolgunun en sık bildirilen ve en zor tedavi edilen
komplikasyonlarından biri malar ödemdir (yanak/göz altı bölgesinde kalıcı şişlik). Bu
komplikasyonun mekanizması anatomik bir engelle ilgilidir: malar septum, göz altı yağ
dokusunu üst ve alt bölümlere ayıran, göreceli olarak geçirgen olmayan bir bariyerdir. Bu
septumun üzerine (yüzeysel plana) yerleştirilen dolgu, bu bariyeri daha da güçlendirerek
lenfatik drenajı engelleyebilir ve sıvı birikimine yol açabilir.[4]
MALAR ÖDEM MEKANİZMASI: YANLIŞ VE DOĞRU ENJEKSİYON PLANI
Yanlış: Septum Üzerine Yüzeysel Enjeksiyon Doğru: Preperiosteal Enjeksiyon
Sıvı birikimi (ödem)
Malar septum Malar septum
Kemiğe yakın plan
Şematik gösterimdir. Yüzeysel enjeksiyon lenfatik drenajı engelleyebilir; preperiosteal plan bu riski azaltır.[4]
Malar ödem riskini artıran başlıca faktörler arasında yüksek hacimde enjeksiyon, elastikiyeti
(kaldırma kapasitesi) yüksek dolgu ürünlerinin kullanılması, yüzeysel enjeksiyon derinliği ve
hastanın önceden var olan ödem eğilimi (fazla tuz/alkol alımı sonrası veya sabah uyanınca
yanaklarda şişlik öyküsü) sayılabilir.[4] Gelişmiş malar ödem hastalar tarafından oldukça
rahatsız edici bulunur, aylarca sürebilir ve masaj, yükseltme veya steroid gibi girişimlere
sınırlı yanıt verir.[4] Önceden ödem öyküsü olan bir hastada bu bölgeye dolgu uygulaması,
insanlara zarar vermeme ilkesi gereği, ya tamamen ertelenir ya da çok daha temkinli bir
yaklaşımla ele alınır.
Bu nedenle konsültasyon sırasında hastalarıma sabah uyandıklarında veya tuzlu bir yemek
sonrasında yüzlerinde şişlik fark edip etmediklerini özellikle sorarım. Bu basit soru, çoğu
zaman gözden kaçan ama komplikasyon riskini öngörmede oldukça değerli bir ipucu sağlar.
7
Sayfa 8 metin dökümü
İNSANLARA ZARAR VERMEME
5. Niye Uygulanmamalı? Festoon / Göz Altı Torbası
Kötüleşmesi
DMCF ve komşu göz altı bölgesine yapılan dolgu, bazı hastalarda mevcut festoonları (malar
torbaları / göz altı sarkmalarını) kötüleştirebilir veya yeni bir görünüm sorunu yaratabilir.
Amerikan oküloplastik cerrah Dr. Adam Scheiner'in klinik deneyimine göre, bu durumun iki
temel mekanizması vardır:[8]
• Genel yüz şişliği: Yüzün herhangi bir bölgesine yapılan dolgu, genel bir şişlik eğilimi
yaratabilir; bu şişliğin bir kısmı festoon bölgesine de yayılabilir.
• Doğrudan yanlış bölgeye enjeksiyon: Göz altı torbalarını "kapatmak" amacıyla
doğrudan bu bölgeye veya çok yakınına dolgu yapılması, sık yapılan ama etkisi ters bir
hatadır; çünkü festoonlar aslında düzleştirilmesi gereken yapılardır, dolgu ise bu bölgeyi
daha da öne ve yukarı çıkararak tam tersi bir etki yaratır.[8]
Bu nedenle, gerçek anlamda içbükey (çökük) bir göz altı bölgesi olan genç hastalar dışında,
mevcut festoon veya malar şişkinliği olan hastalarda bu bölgeye dolgu uygulaması önerilmez.
[8]
Bu durum, DMCF dolgusu kararında neden yalnızca "yanakta hacim kaybı var mı" sorusunun
değil, aynı zamanda "göz altı bölgesinde önceden bir şişkinlik veya torba var mı" sorusunun
da sorulması gerektiğini göstermektedir. Bu iki bölge birbirinden bağımsız değildir; biri için
verilen bir karar, diğerini doğrudan etkileyebilir.
Bu tür durumlarda hyaluronik asit bazlı dolgular hyaluronidaz ile geri alınabilir; ancak en iyi
yaklaşım, bu komplikasyonu baştan önlemektir.
Bu nedenle her konsültasyonda, hastanın gözlerinin altını hem dinlenik hem de gülümserken
ayrıca inceliyorum; çünkü bazı hafif festoonlar yalnızca mimik sırasında belirginleşir ve
dikkatli bir muayene olmadan gözden kaçabilir.
8
Sayfa 9 metin dökümü
İNSANLARA ZARAR VERMEME
6. Niye Uygulanmamalı? Vasküler Komplikasyon Riski
DMCF bölgesi, infraorbital arter, anguler arter ve fasiyal arterin dallarına yakın komşuluğu
nedeniyle vasküler komplikasyon riski taşıyan bir bölgedir.[7] Bu riskin en ciddi biçimi
vasküler oklüzyondur: dolgunun istem dışı olarak bir artere enjekte edilmesi veya çevre
dokudaki basınç nedeniyle bir damarın tıkanmasıdır.
BELİRTİLERİN İLERLEYİŞİ: NORMALDEN VASKÜLER OKLÜZYONA
Normal Doku Erken Uyarı: Solma İlerlemiş: Renk Değişimi
Hafif kızarıklık/şişlik olabilir; renk Ani beyazlama, orantısız ağrı, Mor-mavi, ağ benzeri renk değişimi
homojen ve doğaldır. yavaş kılcal dolum. — acil müdahale gerekir.
Şematik renk temsilidir; gerçek klinik görünüm kişiden kişiye değişir.[9]
Bu belirtilerden herhangi biri fark edildiğinde, enjeksiyona derhal son verilmeli ve etkilenen
bölgeye yüksek doz hyaluronidaz enjekte edilmelidir; literatürde bu tür durumlarda 15 dakika
aralıklarla tekrarlanan dozların tek seferlik yüksek doza kıyasla daha iyi sonuç verebildiği
bildirilmiştir.[9] Reperfüzyon için kritik pencerenin 10-15 dakika ile 90 dakika arasında
değişebileceği unutulmamalıdır.[9] Bu risk, özellikle deneyimsiz bir uygulayıcı tarafından,
aspirasyon testi yapılmadan veya yüzeysel planda enjeksiyon yapıldığında belirgin biçimde
artar. Bu nedenle, bölgenin damar anatomisine tam hakim olmayan bir uygulayıcının bu
enjeksiyonu yapmaması, hastanın güvenliği açısından en doğru tercihtir.
İşlem sonrasında hastalarıma her zaman yazılı bir uyarı bilgisi veririm: hangi belirtilerde
derhal aranmaları gerektiği açıkça belirtilir. Bu basit önlem, olası bir komplikasyonun evde
fark edilme süresini önemli ölçüde kısaltabilir.
9
Sayfa 10 metin dökümü
DOĞAL SONUÇ
7. Niye Uygulanmamalı? Aşırı Dolgu ve "Chipmunk
Cheeks"
DMCF bölgesine aşırı miktarda veya gereğinden sık dolgu uygulanması, "chipmunk
cheeks" (sincap yanağı) olarak tanımlanan, yüzün orta kısmının doğal olmayan biçimde
yuvarlak ve şişkin görünmesine yol açabilir.
Bu görünüm, tek bir aşırı uygulamadan çok, zamanla biriken, yeterince değerlendirilmemiş
küçük eklemelerin sonucu olarak ortaya çıkar. Her seansta "biraz daha" eklemek, sonunda
yüzün doğal oranlarını bozan bir birikime dönüşebilir.
Bu görünümün bir diğer nedeni, DMCF'nin komşu kompartmanlarla (yüzeysel yanak yağı,
nazolabial yağ, SOOF gibi) olan ilişkisinin göz ardı edilmesidir. Yalnızca bir kompartmana
odaklanan, yüzün bütününü değerlendirmeyen bir yaklaşım, orantısız bir sonuç riski taşır.[3]
Aşırı dolgu, aynı zamanda çevre dokular üzerindeki basıncı artırarak hem malar ödem hem de
vasküler komplikasyon riskini yükseltebilir; bu nedenle "daha fazla hacim" her zaman "daha
iyi sonuç" anlamına gelmez.
Bu bölgede benimsediğim yaklaşım, muhafazakâr biçimde başlamak, birkaç hafta sonra
sonucu değerlendirmek ve yalnızca gerçekten gerekli görülüyorsa küçük bir ek yapmaktır. Bu
yaklaşım, doğal sonuç ilkesinin zaman içindeki en somut karşılığıdır: bir bölgeye "doldurmaya
devam edilebiliyor" olması, bunun doğru olduğu anlamına gelmez.
Bazı hastalarım, ilk sonuçtan birkaç hafta sonra "biraz daha eklenebilir mi?" diye sorar. Bu
sorunun cevabı her zaman "evet" değildir; yüzün genel dengesi bozulmaya başladıysa,
"hayır, mevcut sonuç yeterli ve dengeli" demek de kliniğimin sorumluluklarından biridir.
10
Sayfa 11 metin dökümü
GÜVEN
8. Niye Uygulanmamalı? Cilt Gevşekliği ve Gerçekçi
Olmayan Beklentiler
DMCF dolgusu yalnızca hacim kaybını hedefler; ciltteki gevşekliği veya sarkmayı doğrudan
düzeltmez. Bu ayrım, birçok hastanın gözden kaçırdığı önemli bir noktadır.
Belirgin cilt gevşekliği olan hastalarda, DMCF bölgesine yapılan bir hacimlendirme bazen
beklenmedik bir sonuç yaratabilir: derin plana eklenen hacim, üzerindeki gevşek cildi daha
fazla ağırlaştırarak, istenmeyen bir "sarkma" hissini paradoksal biçimde artırabilir. Bu
durumda hasta, aradığı gerginleşme etkisinin tam tersini deneyimleyebilir.
Bu nedenle, belirgin cilt gevşekliği olan hastalarda, cerrahi bir yüz germe değerlendirmesi
olmadan yalnızca dolgu ile "germe" beklentisi yaratmak, gerçekçi olmayan bir beklenti
oluşturur. Güvenilir bir hekim, bu sınırı hastasına açıkça anlatmalıdır.
Benzer şekilde, "yüzümü tamamen gençleştirmek" gibi geniş kapsamlı bir beklentiyle gelen
ve yalnızca bir bölgesel dolgu uygulamasından bunu bekleyen hastalarda, önce beklenti
yönetimi yapılmalı; DMCF dolgusunun sağlayabileceği değişimin sınırları net biçimde
çizilmelidir.
Bu değerlendirme sürecinde bazı hastalara "bu işlem sizin beklentinizi karşılamayacak, bu
nedenle önermiyorum" demek gerekebilir. Bu, hastayı reddetmek değil, ona dürüst ve
gerçekçi bir yol haritası sunmaktır; güven ilişkisinin en zor ama en değerli anlarından biridir.
Bu durumlarda hastalarıma çoğu zaman alternatif bir yol haritası sunarım: örneğin cilt
kalitesini destekleyici tedaviler, ciltteki gevşekliği daha doğrudan ele alan cerrahi seçenekler
hakkında bilgilendirme veya sadece "şu an için hiçbir şey yapmama" önerisi. Karar her zaman
hastanın elinde kalır, ama bu karar eksiksiz bilgiyle verilmelidir.
11
Sayfa 12 metin dökümü
İNSANLARA ZARAR VERMEME
9. Niye Uygulanmamalı? Genel Tıbbi Kontrendikasyonlar
Yukarıda ele alınan bölgeye özgü risklerin yanında, DMCF dolgusunun genel olarak
önerilmediği tıbbi durumlar da vardır.[5]
• Hamilelik ve emzirme dönemi: Bu dönemlerde elektif estetik işlemler genel olarak
ertelenir.
• Aktif enfeksiyon veya cilt hastalığı: Uygulama bölgesinde veya yakınında aktif bir
enfeksiyon varsa işlem ertelenmelidir.
• Kanama bozukluğu: Kontrolsüz bir kanama bozukluğu, morarma ve hematom riskini
belirgin biçimde artırır.
• Belirli otoimmün hastalıklar: Bazı otoimmün durumlar, dolgu materyaline karşı
granülomatöz reaksiyon riskini artırabilir; bu hastalarda karar bireysel olarak
değerlendirilmelidir.
• Sentetik maddelere karşı bilinen alerji: Daha önce dolgu veya benzeri bir maddeye
karşı alerjik reaksiyon öyküsü olan hastalarda dikkatli bir değerlendirme gerekir.
Bu kontrendikasyonların bir kısmı geçicidir ve zamanla ortadan kalkabilir (aktif enfeksiyon
gibi); bir kısmı ise kalıcıdır ve bu hastalarda alternatif yaklaşımlar (örneğin cerrahi
değerlendirme) düşünülmelidir.
Bu listenin amacı, DMCF dolgusunu tamamen dışlamak değil, "her hastaya, her koşulda
uygulanabilir bir işlem değildir" mesajını netleştirmektir. İnsanlara zarar vermeme ilkesi, bu
genel kontrendikasyonları da atlamadan, her hastada sistematik biçimde gözden geçirmeyi
gerektirir.
Kliniğimde kullandığım değerlendirme formu, bu kontrendikasyonların her birini tek tek
gözden geçiren standart bir sorgulama içerir; bu, "unutkanlığa" bağlı bir hata riskini ortadan
kaldırmak için bilinçli olarak tasarlanmış bir güvenlik adımıdır.
12
Sayfa 13 metin dökümü
BİLİMSEL TECRÜBE ZARAR VERMEME
10. Güvenli Teknik Ne Zaman Uygulamayı Mümkün
Kılar?
Yukarıda anlatılan risklere rağmen, doğru hastada, doğru teknikle DMCF dolgusu güvenle
uygulanabilir. Bu bölümde, bu uygulamayı mümkün kılan güvenli teknik ilkelerini özetliyoruz.
• Preperiosteal (kemiğe yakın) enjeksiyon: Ürünün doğrudan kemik yüzeyine yakın
planda bırakılması, hem malar septumun üzerine yüzeysel enjeksiyonu önler hem de
vasküler yapılardan uzak durarak riski azaltır.[4]
• Sınırlı hacim ve medial sınırlama: Dolgu, malar septumun altında ve daha medial (iç)
bölgede sınırlı tutulmalıdır; lateral bölgede farklı bir ürün ve teknik gerekebilir.[4]
• Düşük elastikiyetli ürün seçimi: Medial bölgede, lenfatik akışı daha az kısıtlayan, düşük
elastikiyetli hyaluronik asit ürünleri tercih edilmelidir.[4]
DOKU KATMANLARI VE GÜVENLİ ENJEKSİYON PLANI (ŞEMATİK KESİT)
Epidermis
İnfraorbital/anguler arter
Dermis / SOOF
Malar septum düzlemi
Künt kanül — preperiosteal, güvenli plan
Periost / Maksilla (DMCF planı)
Ürün kemiğe yakın planda bırakılır; malar septum üzerine yüzeysel enjeksiyondan kaçınılır.[4][7]
Az sayıda giriş noktası kullanılması ve kanülün periost üzerinde "yürütülerek" ilerletilmesi de
önerilen tekniklerdendir.[4] Bu teknikler deneyimli bir hekimin elinde komplikasyon olasılığını
azaltır; ancak hiçbir teknik, doğru hasta seçiminin yerini tutmaz.
Bu bölümü özetle şöyle ifade edebilirim: güvenli teknik, riski azaltan ama sıfırlamayan bir
araçtır. Asıl güvenlik, tekniğin doğru hasta seçimiyle birleştiği noktada ortaya çıkar; biri
olmadan diğeri eksik kalır.
13
Sayfa 14 metin dökümü
GÜVEN UYGUN FİYAT POLİTİKASI
11. Doğru Değerlendirme ve Hekim Seçimi
DMCF gibi teknik açıdan zorlu ve komplikasyon riski çeşitlilik gösteren bir bölgede, doğru
değerlendirme ve doğru hekim seçimi belirleyicidir.
Ayrıntılı öykü alınması
Hekiminiz önceden ödem öyküsü, festoon varlığı, cilt gevşekliği derecesi ve genel tıbbi
geçmişinizi ayrıntılı biçimde sormalıdır. Bu sorular atlanıyorsa, bu bir uyarı işaretidir.
Dürüst değerlendirme
Güvenilir bir hekim her hastaya bu bölgeye dolgu önermez; bazı hastalara "bu işlem sizin için
uygun değil" diyebilmelidir. Bu dürüstlük, güven ilişkisinin en somut göstergesidir.
Deneyim ve literatür takibi
Malar ödem ve festoon kötüleşmesi gibi komplikasyonlar, yalnızca genel dolgu eğitimiyle
değil, bu bölgeye özgü ileri düzey bilgiyle önlenebilir.
Acil müdahale kapasitesi ve uygun fiyat politikası
Kliniğin hyaluronidazı her zaman bulundurup bulundurmadığını sormaktan çekinmeyin. Bu
bölgenin teknik zorluğu, deneyimli bir hekimin daha yüksek bir bedel talep etmesini makul
kılabilir; ancak fiyat hiçbir zaman güvenliğin veya doğru hasta seçiminin yerini almamalıdır.
Sonuç olarak, bu rehberin başlığında da vurgulandığı gibi, DMCF dolgusu kararında en az
"nasıl uygulanır" sorusu kadar, "uygulanmalı mı" sorusunun da dürüstçe yanıtlanması gerekir.
Bazen en doğru ve en profesyonel karar, hiçbir şey yapmamaktır.
Bu rehberi okuma zahmetine katlandığınız için teşekkür ederim. Bilinçli bir hasta olarak
sorduğunuz her soru — "bu bana gerçekten gerekli mi?", "bu riskler benim için geçerli mi?" —
hem sizin güvenliğinizi hem de estetik tıp uygulamalarının genel kalitesini yükseltir.
14
Sayfa 15 metin dökümü
Kaynakça
Bu rehberde yer alan tıbbi bilgiler, aşağıdaki güvenilir Amerikan kaynaklarından derlenmiştir:
[1] U.S. Food and Drug Administration (FDA). "Dermal Fillers (Soft Tissue Fillers)."
fda.gov/medical-devices/aesthetic-cosmetic-devices/dermal-fillers-soft-tissue-fillers
[2] U.S. Food and Drug Administration (FDA). "Dermal Filler Do's and Don'ts for Wrinkles, Lips
and More."
fda.gov/consumers/consumer-updates/dermal-filler-dos-and-donts-wrinkles-lips-and-more
[3] Plastic and Reconstructive Surgery — official journal of the American Society of Plastic
Surgeons (PubMed). Rohrich RJ, Pessa JE. "The Youthful Cheek and the Deep Medial Fat
Compartment."
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18520902
[4] The Journal of Clinical and Aesthetic Dermatology (JCAD). "Avoiding Malar Edema During
Midface/Cheek Augmentation with Dermal Fillers."
jcadonline.com/avoiding-malar-edema-during-midfacecheek-augmentation-with-dermal-fillers
[5] Cleveland Clinic. "Cheek Filler: Benefits, Risks & What to Expect."
my.clevelandclinic.org/health/treatments/24260-cheek-filler
[6] American Society of Plastic Surgeons (ASPS). "Types of Dermal Fillers."
plasticsurgery.org/cosmetic-procedures/dermal-fillers/types
[7] Plastic and Reconstructive Surgery — official journal of the American Society of Plastic
Surgeons (PubMed). "Topographic Anatomy of the Infraorbital Artery and Its Clinical
Implications for Nasolabial Fold Augmentation."
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29879008
[8] Adam J. Scheiner, MD — American Board Certified Oculoplastic Surgeon (Florida).
"Festoons After Fillers."
adamscheinermd.com/festoons-after-fillers
[9] American Society for Dermatologic Surgery Association (ASDSA). "Preventing and
Treating Adverse Events of Injectable Fillers: Evidence-Based Recommendations."
asds.net
Bu rehber yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Rehberdeki şematik
görseller anatomik değişkenliği basitleştirilmiş biçimde temsil eder ve gerçek klinik görüntü yerine geçmez.
Deep medial cheek fat bölgesinde dolgu uygulaması hakkında karar verirken, kendi sağlık durumunuza özel
bir değerlendirme için lisanslı bir hekimle görüşmeniz önerilir.
© Prof. Dr. Hasan Ahmet Özdoğan
15